18 Şubat 2012 Cumartesi

Kürk Mantolu Madonna.

  • İnsanlar, birbirlerini tanımanın ne kadar güç olduğunu bildikleri için, körler gibi rastgele dolaşıp, çarpıştıkça birbirlerinin mevcudiyetinden haberdar olmayı tercih ediyorlar.
  • Aşk, bizim tahlil edemediğimiz öyle bir histir ki, nereden geldiğini bilmediğimiz gibi günün birinde nereye kaçıp gittiğini de bilmeyiz.
  • “Benim beklediğim aşk başka!” dedi. “O, bütün mantıkların dışında, tarifi imkansız ve mahiyeti bilinmeyen bir şey. Sevmek ve hoşlanmak başka, istemek, bütün ruhuyla istemek, her şeyiyle istemek başka… Aşk bence bu istemektir. Mukavemet edilemez bir istemek!”
  • “Bir kadının bize her şeyini verdiğini zannettiğimiz anda onun hakikatte bize hiçbir şey vermiş olmadığını görmek, bize en yakın olduğunu sandığımız sırada bizden, bütün mesafelerin ötesindeymiş kadar uzak bulunduğunu kabule mecbur olmak acı bir şey.”
  • Bu insanlar dünyada nasıl yaşamak lazımsa öyle yaşıyorlar, vazifelerini yapıyorlar, hayata bir şey ilave ediyorlardı. Ben neydim?
  • Uzun uzun konuşacak ne vardı? Hepsi aynı neticeye varacak değil miydi?
  • “Anladım ki, hayatımdan o kadın çıktıktan sonra, her şey hakikiliğini kaybetmiş; ben onunla beraber, belki de daha evvel ölmüştüm.”
Hiç tahmin etmediğim bir şekilde beni alıp çok uzaklara götüren, aşkın aslında ne olduğunu öğrenmemi sağlayan, sonunda hüngür hüngür ağlatan bir kitap bu. Kendine aşık eden bir kitap aslında. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder